Kelimeleri Küstürmeden... Yazılara, bir barış yazısı

Belki de “kelimeler”;  “tamda bu adam bize küstü! Biz de bir komite kuralım, ortak karar alalım, ona küselim, sadece İngilizce konuşsun, ana dili olan Türkçesi ile bir şeyler yazamasın” diye içlerinden geçirirlerken, geçtim klavyenin başına inadına birkaç satır yazayım dedim. Şu yazı yazmamda ilham kaynaklarım arasında en yoğun ve derin çağlayan www.evrengunlugu.net adresinde blog aleminin krallığına aday gördüğüm değerli dost- ağabeyimdir.

           Şu günlerde kendisine fazlasıyla yakıştığı; hatta yıpranmaya –hırpalanmaya –hak etmeyen kimileri yüzünden mesleğin kendisi ile daha da şerefli hale geldiği Öğretmenliği icra etmekte…        
           Öğretmenlik çook farklıdır. Sadece halk ağzıyla YAŞANIR derim ben onun için!

Olmayan için zeytin peynir misali, olan içinse en mükellef sofranın en baş tacı lezzeti gibidir öğretmenlik…. Herkesin muhtaç olup, herkeseyi nakış nakış işleyen ve içine ilk altın akçeleri salandır; Öğretmen…

            
            Gel gelelim oldukça uzun zamandır buralara yazmazken neler yaptım sorusuna. Tefsire girmeden mealen; Ülke çapında faaliyet gösteren bir yabancı dil kurumunun SBS için soru hazırlayan ekibinde olduğumuzdan , bolca İngilizce sorular yazdık , ve resmettik. Sonrasında bizim gibi bu strese dayanamayan bilgisayarcık intihar girişiminde bulundu. Kendisini 1 aylık yoğun bakım ünitesinden çıkaralı bir hafta oluyor… Virüs bulaşmadan kendi kendini zehirlemiş… Garip ve acayip bir alet kendisi… Kendisinden kopamıyorum bu arada. Yardımları sayesinde vakti zamanında İngilizce öğretmenliğini bitirdim. Eskimeyen bir "yaren" benim için... Yüksek lisans tezimi fırsat bulursam bir ara yine kendisi ile yazacağım. Konumuz accık da olsa belli, lakin zaman bulup ta yazacak kişiye ihtiyacımız var…

            Uzun zamandır yazmazken, kendimize de tam zaman ayıramadık. Bugünlerde hem kursta İngilizce öğrettiğim,  hem de kısa sürede kaynaşıp arkadaş olduğumuz Ali İhsan ve Niyazi Beylerle bugün ilk önce Niyazi Beyin evine giderek kahve içtik. Yakışıklı evlatlarıyla tanıştık. Hele birisi bana sevgili kardeşlerimden -şuan Aydın ilinde bir Teknolji Mağazasında çalışan- Ferhanımı hatırlattı. Daha sonrasında öğle yemeği için, Konya’nın, Konyalılarca meşhur Havzan etliekmekçisinde etliekmek,bıçak arası, Mevlana yerken bulduk kendimizi. Maksat “muhabbet olsun” denilen, o “hoş sohbet meclisini” kuruverdik. Derken Elmalı Çayımızı Emirganda yudumladık… Hayatın tadının hoş muhabbetlerde saklı olduğu gerçeğini tekrar hatırladık içimizden…

       

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !